16/3/2007 - ÇANAKKALE GEÇİLMEZ

Çanakkale Savaşları, yüzyılımızın en büyük savaşlarından birisidir.
Birinci Dünya Savaşı’nı galip bitirmek isteyen düşman devletler,
gemileriyle Çanakkale Boğazı’nı geçip İstanbul’u almak istiyorlardı.
Osmanlı ordusu, İngiliz ve Fransız donanmalarına karşı
Çanakkale Boğazı’nda aylar süren bir dizi deniz ve kara savaşı yapmıştır.
300.000 askerimizin şehit olduğu bu savaşlar sonucunda,
düşman donanmaları ağır kayıplar vererek geri çekilmişlerdir.
Çanakkale Savaşlarının denizle ilgili bölümü, 18 Mart 1915 tarihinde,
düşman gemilerinin geri çekilmeleriyle sonuçlanmıştır. Bu nedenle,
her 18 Mart gününde Çanakkale Savaşlarını anmaktayız. Çanakkale Boğazını geçmek isteyen İngiliz ve Fransız gemileri,
3 Kasım 1914’de boğazın iki yakasındaki birliklerimize ateş açtılar.
Birliklerimizin karşı ateşi ile geri çekilmek zorunda kaldılar.
19 Şubat 1915’de düşman donanması kesin hücuma başladı.
Osmanlı ordusunun karşı ateşi ile tekrar geri çekildiler.
18 Mart 1915’de İngiliz ve Fransızlar 16 harp gemisi ile
büyük bir hücum daha başlattı.
Üç gemisi sulara gömülen düşman donanması,
tekrar geri çekilmek zorunda kaldı. Çanakkale Boğazını gemilerle geçemeyeceklerini
anlayan düşmanlarımız, topraklarımıza karadan girmeyi denediler.
İngiliz, Fransız, Avustralya, Yeni Zelanda ve diğer
bazı sömürge ülkelere ait askerler 25 Nisan 1915 günü
karadan çıkarma yapmaya başladılar. Kara savaşları,
9 Ocak 1916 tarihinde son düşman birlikleri de
geri çekilene kadar devam etmiştir. 6-7 Ağustos 1915 gecesi
Anafartalara yapılan çıkarma harekatını
Mustafa Kemal komutasındaki birliğimiz durdurmuştur.
25 Nisan 1915 ve 9 Ocak 1916 tarihleri arasında ,
yaklaşık sekiz ay boyunca şiddetli kara savaşları olmuştur.
Sevgili arkadaşlar! Çanakkale Savaşları, Türk Tarihinin belki de en önemli savaşıdır.
Daha geniş ve ayrıntılı bilgi sahibi olmak için
kaynakları mutlaka okumanızı öneriyoruz.
Bugün özgür olarak yaşadığımız bu topraklara
çok kolay sahip olmadığımızın bilinmesi gerekir. Allah bizlere, bir daha böyle bir savaş göstermesin!
seçme sözler
“Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret
ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki,
Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.”
ATATÜRK
“Harpte iki meş’um (uğursuz) şey vardır.
Bunlardan biri taş duvara körü körüne yüklenmek,
diğeri kuvvetleri birtakım ayrı ve bağlantısız harekata dağıtıp körletmektir.
Biz bu iki ahmaklığı yapmanın tehlikesiyle karşı karşıyayız.”
İngiliz Başbakanı Asquith
“Ordunun yardımı olmaksızın Filo’nun başarı sağlayabileceği ümidine kapılmıştım;
fakat şimdi bu işte müşterek bir harekatın zorunlu olduğunu anlıyorum.”
Churchill
"Türkler, Çanakkale’yi zorlayan çağının en ileri tekniğine
sahip güçler karşısına adeta bir kale gibi dikilmişlerdir.”
Churchill
“... Bu Türk kıtaatının cesaret, metanet ve se’bat cihetiyle takdir ve
senaya liyakati, her şüphenin fevkinde bulunmuştur.
Donanmasının ateşiyle de, en müessir surette
muavenet gören pek cesur bir düşman taarruzlarına karşı
sayısız muharebelerde bu kıtaat mevkilerini muhafazaaetmişlerdir.”
AlmanGenerali Liman von Sanders
“Avrupa’da hiçbir asker yoktur ki, bu ifadenin altını çiziyorum,
Türklerle mukayese edilebilsin.
Almanların müdafaada gayet iyi oldukları kabul olunabilir.
Fakat siperlerde onlar dahi Türklerle kıyas edilemez.
Misal olarak Gelibolu’yu zikretmek isterim.
Orada bizim gemi ateşlerimizle büyük zayiata uğrayan kıtalar,
Türk olmasalardı. Yerlerinde kalamaz ve derhal değiştirilirlerdi.
Halbuki, Türkler, bütün muharebe müddetince yerlerinde kaldılar.”
General Tawshend
“Çanakkale Seferi, Türk milletinin eski kudret ve kuvvetini
muhafaza ettiğini, can çekişen bir imparatorluk içinde kahraman
bir milletin varlığını meydana koydu.”
General Fahri BELEN
“... Türk askerinin savaş ve dövüş hususunda haiz bulunduğu evsafın
bidayette layikiyle takdir edilmemiş olması, İngilizler için felaket olmuştur....
Türk askerinin ne yaman muharip olduğunu,
İngilizler kendileriyle dövüştükten sonra anlamışlardır.”
İngiliz General Oglander
“Yenilmez İngiliz donanmasının uğradığı akıbetten komutanlar değil,
strateji kurallarını ihmal eden devlet adamları sorumludur.
Boğazlar ve Trakya bölgesinde altı Türk kolordusu varken,
donanmayı tahkim edilmiş bir Boğaz’dan geçirmek ve
Boğaz kıyıları işgal edilmeden beş tümenlik bir kuvvei seferiyeyi
İstanbul’a getirmek planının şansı çok azdı.”
General Fahri BELEN
“Çanakkale Savaşları, Avustralya ordusunun gelişimine
birçok etkide bulunmuştur. İlk olarak Avustralya ordusu
kuvvetlerinin bir yabancı tarafından değil,
bir Avustralyalı subay tarafından idare edilmesini
temin edecek bir uygulamaya başlanmıştır.
Ve Çanakkale olayları, bu uygulamayı başlattı.”
Avustralyalı Yarbay D. M. HORNER
“Çanakkale Savaşları, modern savaş tarihinde
birleşik kara ve deniz savaşlarının başlangıcı ve ilk örneğidir.”
Japon Prof. Dr. Em. Krg. Hideo MIKI
|